Suyun Üstündeki Geçit
Gece sandallarda denize çıktık,
kayıbız, ve engin denizler bize korku tuzakları kurmakta.
Sandallar yabancılaşıyor birbirine, nihayet yalnızız
haddi hesabı olmayan, kayıtsız, yıldızlarca hastalıklı gökyüzünün altında.
Kürekler boşta dursun sevgilim, bu zamanı unutalım
sevgimiz aramızda bir bıçak gibi
ne asla geçemeyeceğimiz sınırları belirleyen
ne de hayalimizin merkezine sürüklendikçe yok eden
sessizliği sinsice kesen, dudaklarımızdaki acı yağmur
ve arkamızdan kapanan karanlık yara.
Su altı bombalarını unut, ölümü ve verdiğimiz sözleri
bahçeler tahrip edilmiş, ve batıya bakan çöllerin üzerinde
kavuştuğumuz odalar bombalanmış.
Ayrıldığımızda bile, aşkın geri döner. Çalan çanların
sustuğu gibi hissediyorum yokluğunu. Ve gözlerinin
üzerindeki tuz, aramızdaki tuz tortuları. Şimdi,
kolaylıkla tahripkar bir dünyaya giriyorsun.
Betonun kuru bir çatırtısı var. Işık zayıflıyor,
uzakta, deniz kıyısındaki şehir harabelerinin üzerine düşüyor
yalnız olduğum bu yıkılmaz gecede.
Çeviri: İrem Genkertepe
Passage Over Water
We have gone out in boats upon the sea at night,
lost, and the vast waters close traps of fear about us.
The boats are driven apart, and we are alone at last
under the incalculable sky, listless, diseased with stars.
Let the oars be idle, my love, and forget at this time
our love like a knife between us
defining the boundaries that we can never cross
nor destroy as we drift into the heart of our dream,
cutting the silence, slyly, the bitter rain in our mouths
and the dark wound closed in behind us.
Forget depth-bombs, death and promises we made,
gardens laid waste, and, over the wastelands westward,
the rooms where we had come together bombd.
But even as we leave, your love turns back. I feel
your absence like the ringing of bells silenced. And salt
over your eyes and the scales of salt between us. Now,
you pass with ease into the destructive world.
There is a dry crash of cement. The light fails,
falls into the ruins of cities upon the distant shore
and withing the indestructible night I am alone.
Robert Duncan